Bugün sizlerle İnsan Efsanesi üzerine sohbet etmek istiyorum.
‘Gördüklerini oldukları gibi gösterenler kendilerini istedikleri şekilde göremezler’ diye bir söz vardır. Belki duymuşluğunuz olanlar vardır bilemiyorum. Ama bu söz bana göre çok yerinde ve de derin bir söz.
İnsanız.
Daima iyi görünmek isteriz. Çevremizde ahlaksızdır diye tanınmaktan ürkeriz. Methedildiğimiz zaman seviniriz. Kötülenirken hiddetten çırpınmamızın, bizi yerden uzaklaştıranları göklere çıkarmamızın, olduğumuz yerde bırakanları olmadıkları yerlere götürmemizin sebebi budur. Daima göklerde dolaşabilenler yerde hiç kimse bırakmayanlardır.
Sevinmek isteriz.
Sevindiririz.
Gülmek isteriz.
Güldürürüz. Bütün bunları Türk İslam kültüründe yer alan iyiliğimizle değerlendiririz.
Yanımızda başkalarını övenlerden hoşlanmayız. Başkasının yanında bizi övenlere ısınırız.
Kendilerini sevmeyen insanların en az sevdikleri veya hiç sevmedikleri kimseler kendilerine en çok benzeyenlerdir.
Çevremizin haram gördüğü faaliyetleri ruhlarında barındıranlar başkasının belirtileri karşısında kendilerini kabahatlı, suçlu görmekten uzak duramazlar. Önümüzde görünmek isteğini duymayanlar arkamızdan yürümek zahmetine katlanmazlar. Görünüşümüz her zaman yaradılışımızın aynısı değildir. Yaratıldıkları gibi yaşamak hayaline kapılanlar yaşadıklarına pişman olurlar. İnsanın yüzündeki maske arzularının çokluğu nispetinde kalınlaşır.
Yeryüzü bir maske pazarıdır.
Bu pazarda bazen karlı iş yapanlar yüzlerine en uygun maskeler seçmek hünerini gösterebilenlerdir. Bu pazardan elleri boş dönenler başkalarının avuçlarına, almak istedikleri şeyleri sıkıştıramayanlardır.
Atalarımız anlatırlardı: Kendisiyle beraber aynı çevrede bulunan ve kendisinden daha başarılı olan, daha çok beğenilen kimseleri sevmez. Hele hele, maddi menfaatler müşterek olmayınca, hiç beğenilmez ve sevilmez. Dikkat ederseniz! Cüzdan muhasebesine odaklı olanlara dikkat ederseniz; yerden uzaklaşmayanlar, başkalarının alınlarında daima çamur ararlar. Bu uygulamaları ise, Allah ve Vatan sevgisinden mahrum olduklarını aleni kanıtlayabilenlerdir.
İşte tüm bunlardan yola çıkarak, Dünya işlerine verdiğimiz önemin, Ahiret için de aynı hassasiyeti göstermeliyiz ki, Müslüman olduğumuzu kanıtlayabilelim. Haram işlere bulaşıldığı müddetçe, Cenab-ı Allah, midemize götürdüğümüz o haram lokmanın, midemizde balon gibi şişip midede hasara yol açacağını unutmayınız. Haram yiyen bir insanı gösterin huzurlu olduğunu? Huzurlu olmaz. Devamlı hastalık, görünür görünmez kazalarla iç içedir.
Cenab-ı Allah, Büyük Türk Milletini, helal kazançlardan mahrum etmeyen kullarından eylesin.