Bugün sizlerle Ölüm üzerine sohbet etmek istiyorum.
Her nefsin mutlaka yaşayacağı bir gerçektir ölüm.
Ölüm, bir canlı varlığın (insan, hayvan, mantar, bitki ve mikroskobik canlının) hayati faaliyetlerinin kesin olarak sona ermesidir. Canlı varlıkların herhangi bir dokusunun canlılığını kaybetmesine de ölüm denir.
Peki, bil ölüm olayı nasıl gerçekleşir?
Ölümden evvel, kısa veya uzun olmak üzere agoni ismi verilen bir can çekişme devresi söz konusudur. Bu devre, müzmin hastalıklarda uzun, ani ölümlerde ise kısa olur. Bu devrede, dolaşım ve solunum sistemlerinde iyileşmesi mümkün olmayan değişiklikler meydana gelir.
Agoni devresi birkaç dakikadan birkaç güne kadar uzayabilir. Bu devredeki bir şahıs, tam olarak sessizlik ve hareketsizlik içinde bulunur.
Dış uyarılara karşı tepki çok azalmış veya kaybolmuştur!
Bütün sistemlerin çalışması bozulmuştur!
Bazen bozukluklar düzelir gibi olur, şahıs kendini çok iyi hissettiğini bile söyleyebilir. Bu durum, ölüm öncesi görülebilen geçici bir iyilik halidir!
İlk önce görme, son olarak işitme duyusu kaybolur!
Gözler yukarı ve dışa tavana bakıyormuş gibi bir hal alır, gözbebekleri genişler!
Göz akı ve göz kenarlarında yapışkan bir sıvı toplanır!
Göz parlaklığını kaybeder, arkaya doğru çöker!
Refleksler ortadan kalkar!
Alından soğuk iri taneli terle birlikte son bir gözyaşı damlası gelebilir, şahıs ağlıyor gibidir!
Nabız oldukça zayıflar!
Kalp sesleri güçlükle ve çok hafif duyulur!
El ve ayaklar soğur!
Salya, sümük, idrar, pislik, meni dışarı çıkar ve neticede ölüm husule gelir.
Bazı agoni durumlarında şuur kapalı olmakla birlikte akli melekeler, zeka ve şuur bozulmaz.
Ölümün birinci dönemi, fonksiyonel, klinik veya formatik ölüm dönemidir.
 
İster zengin ol!
İster fakir!
İster çok sevil!
İster sevilme!
İster çok güçlü, mevki ve makam sahibi ol!
İster olma!
İster erkek! İster bayan! İster yaşlı! İster genç ol!
Ne olursan ol!
Kim olursan ol!
Ölümü mutlaka yaşayacaksın.
En önemli olan geride hoş bir seda bırakabilmek. Öldüğünde eğer birileri senin ya da benim için ‘ALLAH RAHMET EYLESİN. İYİ İNSANDI’ diyorlarsa işte en büyük kazanım bu olsa gerek.
İki metre kefenden başka öteki dünya ya Karun kadar zengin, güçlü, kudretli dahi olsan ne götürebilirsin ki! 
Önemli olan Salih amel ve artılarla hakka yürüyebilmek….
 
Sağlıklı, mutlu, huzurlu ve de imanlı bir yaşam temennisi ile….